fahrettin's profile*** baba spaces *** ( gö...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    BBC nin yayınlamadığı Filistin' e yardım klibi

     

    Hadise - Tüm tek tek (Eurovision 2009 Türkiye)

        
    Hadise - Dum Tek Tek - Eurovision 2009
    Yükleyen babaeregliay
     
     
    mp3 ve video klipler download için:
     
     
     
     
     
    Hadise - Düm Tek Tek
    Baby you're perfect for me
    you are my gift from heaven
    this is the greatest story of all times
    we met in like in a movie
    so meant to last forever
    and what you're doing to me
    feels so fine
    angel I wake up
    and live my dreams
    endlessly
    crazy for you
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there no minute
    feels like there's no way back
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there's no minute
    feels like there's no way back
    baby i read all answers
    in your exotic movements
    you are the greatest dancer of all times
    you make me feel so special
    no one can kiss like you do
    as it is your profession
    feel so fine
    angel i wake up and live my dreams
    endlessly
    crazy for you
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there no minute
    feels like there's no way back
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there's no minute
    feels like there's no way back
    can you feel the rhythm in my heart
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there no minute
    feels like there's no way back
    can you feel the rhythm in my heart
    the beats going Düm Tek Tek
    always out it like there's no minute
    feels like there's no way back
    always out it like it no minute
    feels like there's no way back
    always out it like there's no minute
    feels like Düm Tek Tek

    --
    ¶baba€®€gliay35™ spaces alanlarım:
     
     

    yeni yıl mesajı 2009

    Tüm hayallerinizin gerçek olduğu,
    her anı mutlulukla dolu,
    güneşin her güne kocaman umutlarla doğduğu,
    sevgi üzerine kurulu
    yepyeni ve
    çook güzel bir yıl dilerim...
     
    2009 sizin yılınız olsun..
     
    Sevgilerimle,
     
    ..
    (Küreyi lütfen tıklayınız. Açılınca bir TIK daha lütfen)
     
     

    Bir kümesten 10 seçmen çıktı !

    Bir kümesten 10 seçmen çıktı !
     
    Seçmen sayılarıyla ilgili tartışmalar sürerken İstanbul'da bir kümesten 10 kayıtlı seçmen çıktı.
    25 Aralık 2008 / 10:57
     
    Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı adrese dayalı nüfus sayımında skandallar birbiri ardına çıkıyor. Son olarak İstanbul Beylikdüzü'nde kayıtlara göre, Kavaklı Mahallesi'nde bir kümeste 10 seçmen gözüktüğü ortaya çıktı! Kavaklı'da kömürlük ve ahır olarak kulanılan yerlerde de seçmenlerin yazıldığı ileri sürüldü.
    10 SEÇMENE 10 TAVUK
    Kavaklı Mahallesi Menekşe Sokak 10/3'te 10 kişinin kaydı yapıldı. 10 seçmen ise kümesteki 6 tavuk ve 4 horoz. MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Ahmet Ali Aydın, 5 Aralık'ta seçmen listelerinin hazırlanmasının ardından listelerdeki kişilerin adreslerini tespit etmek için 10 kişilik bir ekip kurdu. Adresleri gezen MHP'liler ilginç tablolarla karşılaştı.
    45 BİN KİŞİLİK FAZLALIK VAR
    Beylikdüzü CHP İlçe Başkanlığı da, 10 mahallenin seçmen sayısını çıkardı. Barış Mahallesi'nde önceki seçimde 20 bin 479 seçmen oy kullanırken, bu yıl oy kullanacak seçmen sayısı 31 bin 559. Beylikdüzü'nde bir önceki seçimde 90 bin 929 kişi olan seçmen sayısı bu seçimde 135 bin 620 oldu.
    İstanbul'un yeni ilçelerinden Arnavutköy'de AKP'nin adayı olan Mustafa Akboğa, 10 gündür Arnavutköy'de çalışma yaptıklarını söyledi. Akboğa şöyle dedi: "Arnavutköy'ün yüzde 60'ını dolaştık. Beylikdüzü'ndeki kadar abartılı bir rakama ulaşamadık. Geçtiğimiz seçimde oy kullanan seçmen sayısıyla bu yıl asılan seçmen listeleri birbirine yakın."
    OY KULLANABİLECEKLER Mİ
    KÜMESİN sahibi Zeynel Taşyaran, "Benim kümeste 6 tavuk, 4 horozum var. Benim tavuklar seçmen olarak yazılmış. Bunlar şimdi oy kullanabilecek mi?" diye konuştu.
    MHP'li başkan Ahmet Ali Aydın, Beylikdüzü'nde yaklaşık 20 bin "hayalet seçmen" bulunduğunu iddia etti, Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu'na itirazlarını yaptıklarını söyledi.
    İlçe Seçim Kurulu, iki gün içerisinde itirazı karara bağlayacaklarını açıkladı.
    18 kişilikk apartmanda 378 seçmen oturuyor
    TÜİK tarafından hazırlanan seçmen listesinde Beylikdüzü Büyükşehir Mahallesi Güzelkent Sitesi A3 Blok'ta 378 seçmen gözüküyor. Daireleri dolaşan partililer listede adı bulunan 18 kişinin bu apartmanda oturduğunu saptadı. 360 kişinin burada oturmadığı ortaya çıktı. A3 Blok'ta üç dairenin dolu, diğer dairelerin satılık ve kiralık olduğu görüldü.
    Akşam
     
    haber devam ediyor...buradan bakınız lütfen 
     
    ve..... kümeste seçim çalışmasından görüntüler!...
     
     
     
    Çiftliğin ideal yurttaşları
    Yükleyen paradigma_bpe

    23 Aralık 1930 KUBİLAY OLAYI...

    Image Hosted by ImageShack.us

    KUBİLAY OLAYI...

    Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı...

    23 Aralık 1930

    "Kubilay Olayı", Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir.
    Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.
     
    Adı Mustafa Fehmi Kubilay. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep.
    Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni.
    1930 yılında İzmir'in Menemen İlçesi'nde askerlik görevini yapıyor. O sırada 24 yaşında.
    Bu genç insan, Menemen’de 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürüldü.
    Genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu
    ikinci önemli irtica olayı, "Menemen Olayı - Kubilay Olayı" olarak tarihe geçti.
    Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.

     

     Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in orduya mesajı

    Bu blogun kaynağı ve daha fazla bilgi belge için:

    http://www.belgenet.com/1930/kubilay-01.html 

    Kanserliler, özel hastanelere para vermeyin



     


    14 Kasım 2008

    Rıza Zelyut
    Kanserliler, özel hastanelere para vermeyin

    Buradan; öncelikle kanser hastalarını uyarıyorum:
    Sakın ola ki bundan sonra gittiğiniz özel hastanelerde muayene parası, kan tahlili parası, film parası gibi adlar altında para vermeyin.
    Çünkü bu tahliller, filmler, doktor muayenelerinin tümü bedavadır.
    Tekrar ediyorum: Bedava tedavi sadece devlet hastaneleri için geçerli değildir. Özel sağlık kuruluşları da artık para alamazlar.
    Bizzat yaşadığım bir olayı anlatayım: Bir okurum arayarak dedi ki: 'Eşim meme kanseri tedavisi görüyor. İstanbul'daki ..... isimli hastaneye kontrole götürdük. Çünkü; onkoloğu (kanser doktoru) orada çalışmaya başlamıştı. Burada onkologa muayene oldu ve doktorunun istediği kan tahlillerini bu hastanede yaptırdı: Filmler de orada çakildi. Bu hastane bizden üçte bir oranında dediği 760 YTL para aldı. Halbuki televizyonlarda yer alan haberlerde kanser tedavisinin artık özel hastanelerde de bedava olduğu duyurulmuştu. Bu durumda bize yardımcı olur musunuz?'

    SAĞLIK BAKANLIĞI'NA TEŞEKKÜRLER
    Bu şikayeti doğrudan doğruya Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'a ilettim. Sayın Bakan; hem şaşırdı, hem de üzüldü. Dedi ki: 'Rıza Bey; 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren hiçbir özel hastane, artık kanser tedavisi gören hastalardan para alamaz. Bu konuyu Başbakanımız özellikle takip ediyor ve çok hassas. Sözünü ettiğiniz hasta, faturaları bize yollasın. Ben hemen emir veriyorum. O hastane hakkında soruşturma açtıracağım ve alınan paraları da hasta sahibine geri verdireceğim.'
    Gerçekten de iki gün içinde o ünlü hastane; hastadan aldığı parayı iade etmek zorunda kaldı.
    Hastaların veya hasta yakınlarının şunu da bilmesi gerekiyor. Bu hastalıkların muayenesi de bedavadır. Yani; hastalar, doktor ücreti de ödemeyecektir. Yukarıda dile getirdiğim şikayette; onkolog (kanser doktoru) tarafından yapılan muayene; hastane tarafından 'diyabet muayenesi' gibi gösterilerek 350 YTL alınmıştı. Hastane; bu parayı da geri vermek zorunda kaldı. Sanıyorum ki artık İl Sağlık Müdürlükleri hastaneleri daha ciddi biçimde kontrol edeceklerdir. Çünkü özel hastaneler; Bakanlığın aldığı son bedava tedavi kararının kendilerine gelmediğini ileri sürerek hastaları soymaya devam ediyorlar.
    Buradan Sağlık Bakanı Akdağ'a hastalar adına teşekkür ediyorum. Çünkü; özel hastaneleri daha sıkı kontrol ettireceği sözünü de vermiştir.

    HANGİ HASTALIKLAR BEDAVA TEDAVİ EDİLİYOR
    Sadece kanser hastaları değil; vatandaşın altından kalkamayacağı kadar masraflı olan diğer tedaviler de artüık ücretsiz. Ücretsiz tedavi konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan bize verilen bilgi şöyle:
    'Sayın Zelyut
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa istinaden çıkarılan ve 1 /Ekim/ 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren en önemli hükümlerden birisi de genel sağlık sigortalısı hastalardan acil ve ciddi sağlık tehtidinin bulunduğu durumlar için sosyal güvenlik kurumu ile sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları tarafından ilave ücret talep edilmemesidir. Bu durum acil haller için sosyal güvelik kurumuyla sözleşme yapmamış özel sağlık kuruluşları için de geçerlidir. Zaten kamu hastanelerince eskiden olduğu gibi herhangi bir ilave ücret alınmamaktadır. 1/Ekim/2008 tarihinden önce özel sağlık hizmet sunucuları diledikleri kadar ilave ücret alabilmekteydiler. Aşağıda yer alan liste ilave ücret alınamayacak ciddi sağlık tehditlerinin bulunduğu durumlardır.
    1) Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,
    2) Yoğun bakım hizmetleri,
    3) Yanık tedavisi hizmetleri,
    4) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
    5) Yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,
    6) Organ, doku ve hücre nakilleri,
    7) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
    8) Diyaliz tedavileri,
    9) Kardiyovasküler cerrahi işlemleri

    NE YAPACAKSINIZ?
    Görüldüğü gibi acil servislerde, yoğun bakımda, yanık tedavisinde; kanser tedavisinde, yenidoğanda verilen doğum hizmetlerinde ve doğum anomalilerindeki cerrahi işlemlerde, organ ve doku nakillerinde, diyalizde ve kardiyovasküler cerrahi uygulamalarında vatandaş artık özel hastanelere fark vermeyecektir.
    Eğer sizden bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi için para alınmış ise; makbuzunuzla birlikte şikayetçi olacaksınız. Şikayetinizi de bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne yapacaksınız.
    Sağlık Bakanlığı diyor ki: 'Sağlık Uygulama Tebliğdeki hükme rağmen ilave ücret alınması durumunda Sosyal Güvenklik Kurumu'nca özel sağlık kuruluşuna sözleşme iptali ve para cezaları uygulanacaktır. Sözleşmeye aykırı durumun tespiti açısından, vatandaşımız kendi adına sosyal güvenlik kurumunca özel sağlık kuruşuşlarına ödenen bedellerin dışında her ne ad altında olursa olsun kendi cebinden bir ödeme yapması durumunda, bu ödeme için faturasını detayları ile talep etmelidir. Ayrıca sözleşmeye aykırı durumların tespiti açısından Sosya Güvenlik Kurumunca gerekli denetimler kuşkusuz sürekli yapılacaktır.'
    Okurlarıma tavsiyem şudur:

    Bu yazıyı lütfen, bu tür hastası olan insanlara iletin ki bazı açıkgöz hastane işleticilerinin haksız kazançları önlenebilsin.

     

    Banka hesabı olanlar dikkat 15 aralık 2008 son gün

    Banka hesabı olanlar dikkat
    21 Kasım 2008 Cuma 09:20 (internethaber.com)
    Maliye'nin çıkardığı yönetmelik gereği bankada hesabı olanlar 15 Aralık'a kadar şubelerine başvurmaları gerekiyor.
    15 Aralık tarihine kadar bankalarda hesabı bulanan vatandaşların, bankalara daha önceden beyan ettikleri adresleri, teyit eden belgeleri şubelerine iletmedikleri takdirde, banka hesapları bloke olacak.

    Mali Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) tarafından yayınlanan "Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik" gereği, 30 Haziran 2008 tarihi veya öncesinde hesap açtırmış olan müşteriler beyan ettikleri adreslerini doğrulayan belgeleri (ibraz tarihinden önceki üç aylık döneme ait ikametgah belgesi veya adınıza düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi abonelik gerektiren hizmete ilişkin olan bir fatura, vb.) en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar, 30 Haziran 2008 sonrası açılan hesaplar için sözkonusu belgeleri hesabın açıldığı tarihten itibaren en geç 10 işgünü içinde bankalarına ibraz etmeleri gerekiyor.

    İşlemler aksayabilir

    Öte yandan konuyla ilgili görüştüğümüz bankacılar, yasada her ne kadar 31 Aralık 2008 son geçerlilik tarihi olarak belirtilmiş ise de oluşacak yığılmadan dolayı, müşterilerin işlemlerinin aksamaması için 15 Aralık 2008 tarihine kadar söz konusu ibrazların yapılması gerektiğini belirtiyorlar. Bankalar, email ve sms’ler göndererek söz konusu değişiklik hakkında, müşterilerini bilgilendiriyor.
     

    Son gazi (Mustafa Şekip Birgöl) de hayata veda etti

    Son gazi de hayata veda etti

    11 Kasım 2008
    A.A
    Son gazi de hayata veda etti
    İstiklal Madalyası sahibi, Kurtuluş Savaşı'na katılan hayattaki son gazi Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul'da vefat etti.

    İŞTE SON GAZİNİN HAYATINDAN KESİTLER

    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ GAZİ DEDE TUTULMAZ

    SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

    Çanakkale ve İstiklal savaşlarına katılmış son gazi emekli albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul'da hayatanı kaybetti. 110 yaşındaki Birgöl, Eskişehirli Yakup Satar'ın geçen nisan ayında vefatının ardından hayatta kalan son gaziydi.

    Birgöl'ün yaşayan gaziler arasında olduğunu, 1. Ordu Komutanı iken Orgeneral İlker Başbuğ ortaya çıkarmıştı. Kayıtlardan ismini bulan Orgeneral Başbuğ, Birgöl'ün yaşadığını öğrendikten sonra İstanbul'daki evinde ziyarette bulunarak yanında 3,5 saat kalmıştı.

    Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul Kozyatağı'ndaki evinin kapılarını, geçen yıl 12 yıllık ikinci eşi Ayşe Birgöl, kızı İpek ve damadı Bekir Artunç ile Anadolu Ajansına açmıştı.

    Sağlık sorunları nedeniyle konuşmakta güçlük çeken Mustafa Şekip Birgöl'ü, damadı emekli elektrik mühendisi Bekir Artunç anlatmıştı.

    Üsküdar'da 1903 yılında doğan Birgöl'ün ailesinde de asker bulunduğunu belirten Artunç, Birgöl'ün tahsilini İstanbul'da yaptığını, genç yaşlarda şimdinin asteğmen rütbesinde savaşa katıldığını söyledi.

    Artunç, şöyle devam etti:
    ''Sonra Büyük Taarruza katılıyor. Orada savaşın bitimine kadar savaşıyor. Savaş sona erdiğinde, yani düşman İzmir'den denize döküldükten sonra kendi birliğine dönüyor, sonra muhtelif yerlerde askerliğine devam ediyor. Bu arada bazı isyanlar, çete savaşları, ayaklanmalar oluyor, onların bastırılmasında da görev alıyor. 1952 yılında da albay olarak emekli oluyor.''

    ''Anılarını kitap olarak yayınlamayı düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine Artunç, öyle bir çalışma yapmadıklarını ifade ederek, ''Çünkü bu konularda pek istekli değildi, anılarını anlatmazdı, anlatmayı da sevmezdi. Biz de pek bir şey bilmiyoruz, ama tabii ki birçok anısı var. Onların toparlanması gerekirdi, çok geç kaldık'' diye konuştu.

    Kızı İpek Artunç da aynı soruyu, ''Anılarını yazamadık. İlker Paşa da 'Niye yazmadınız?' diye sordu, sitem etti bize. Atatürk ile ilgili anıları var'' diye yanıtladı.

    ATATÜRK İLE ANILARI

    Bekir Artunç, Mustafa Şekip Birgöl'ün Atatürk ile bir anısını şöyle anlattı:
    ''Atatürk, Mustafa Şekip Birgöl'ün birliğine teftişe gelmiş. Teftiş sonrasında birliği terk ederken, Atatürk'ün peşinden Foks adında bir köpek gidiyor. Atatürk, 'Bu kimin köpeği?' diye sormuş. Albay, selam verip, 'sizindir' demiş. Sonra Atatürk o köpeği alıp gitmiş.''

    Birgöl'ün Atatürk ile bir arada bulunduğu dönemler de olduğunu, yüz yüze de görüştüklerini ifade eden Artunç, Birgöl'ün Atatürk'ü gayet iyi bildiğini ve tanıdığını anlatmıştı.

    ''ORGENERAL BAŞBUĞ, ÇOK İLGİLENDİ''

    Artunç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, 3 yıl önce 1. Ordu Komutanı olduğu dönemde, Birgöl'ün adresini tespit ettiğini ve görüşmek amacıyla aradığını belirterek, şöyle devam etti:

    ''Bir gün Orgeneral Başbuğ telefon açtı, gelmek istedi. Biz de memnuniyetle kabul ettik, 'şeref verirsiniz' dedik. Maiyeti ile eli kolu dolu, bir sürü hediye ile geldi, ziyaret etti. 'Bir emriniz var mı komutanım?' diye sordu. Sonra da devamlı takip etti. Her yerde gazimizden bahsetti. Kendisine çok müteşekkiriz. Dün de bizzat arayıp, halini hatırını sordu. Çok ilgilendi.''

    YAŞLANMAKTAN GELEN SORUNLAR VARDI

    Mustafa Şekip Birgöl, 105 yaşındaydı. Birkaç senedir yürüyemiyordu, bir gözünün hiç görmüyordu ve kulakları da iyi işitmiyordu.

    Bunların dışında herhangi bir ağrısı, sızısı ve sağlık sorunu olmadığını belirten Artunç, Birgöl'ün yaşına göre hafızasının da gayet iyi olduğunu ifade ederek, ''Hepimizin telefon numaralarını ezbere biliyor'' dedi.

    İlk eşinin 20 yıl önce vefat ettiğini, kendisiyle, 12 yıldır evli olduğu Ayşe Hanım'ın ilgilendiğini belirten Artunç, ''Ayşe Hanım ona çok iyi bakıyor. Bizim de evimiz yakın, yalnız bırakmıyoruz, elimiz üzerlerinde'' dedi.

    EŞİNİN ELİNİ BIRAKMAMIŞTI

    Görüşme boyunca eşinin elini bırakmayan Ayşe Birgöl de ''Bir gününüz nasıl geçiyor?'' sorusu üzerine, ''Edi ile büdü duruyoruz işte. Ona çok iyi bakıyorum. Bir gazi ile birlikte olmak çok güzel bir duygu'' diye konuşmuştu.

    Kızı İpek Artunç da Ayşe Hanım'ın babasına gayet iyi baktığını ifade ederek, ''İlker Bey de Ayşe Hanım'a, 'Paşaya iyi bak' demişti'' şeklinde konuşmuştu.

    KURTULUŞ SAVAŞI'NDA BİR ASTEĞMEN

    İstanbul Üsküdar'da 1903 yılında doğan Mustafa Şekip Birgöl'ün babası ve dedesi de deniz subayıydı.
    İlkokulu Hasanpaşa, ortaokulu Bursa Işıklar Askeri Okulunda, liseyi Edirne Kuleli Askeri Lisesinde okuyan Mustafa Şekip Birgöl, daha sonra Harp Okuluna girdi.

    7 kuşaktan deniz subayı olan babası ve atalarının aksine Birgöl, 15. Fırka 45. Alay'dan Piyade Mülazım (Asteğmen) rütbesi ile Afyon Cephesinde Kurtuluş Savaşı'na katıldı.

    Büyük Taarruz'da bulunan Mustafa Şekip Birgöl, 9 Ekim 1922'de düşmanın İzmir'e dökülmesinin ardından Samsun'daki kıtasına döndü.

    Birgöl, 1928 yılına kadar Samsun'da görev yaptıktan sonra Sarıkamış, Bayburt ve Muğla'da görevdeyken, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra çıkan bazı ayaklanmaların bastırılmasında fiilen görev aldı.

    Çanakkale Eğitim Alayı, Ezine Dağ Tugayı ve Gelibolu 4. Tümen'de görev yapan Birgöl, 13 Eylül 1952 yılında Albay rütbesinde iken emekli olarak ordudan ayrıldı.

    Mustafa Şekip Birgöl, TBMM'ce kabul edilen İstiklal Madalyası Kanunu gereğince kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi.

    Emekli Albay Birgöl, emekli subay ve İstiklal Madalyası sahiplerine verilen maaştan faydalanıyordu.

    Mustafa Şekip Birgöl'ün 20 yıl önce vefat eden ilk eşi Pakize Birgöl'den Tamay, İnci ve İpek adında 3 kızı oldu.

    Birgöl'ün kızları Tamay Gökçetin ve İnci Tokel geçtiğimiz yıllarda vefat etti.

    Mustafa Şekip Birgöl'ün biri kız, ikisi erkek üç torunu ve bir de torununun çocuğu bulunuyordu.

    Birgöl, 14 Kasım Cuma günü selimiye camisi'nde öğle vakti düzenlenecek cenaze töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedilecek.

     

     

    GERÇEK BİR KAHRAMANLIK ÖYKÜSÜ

     

    Alıntı

    GERÇEK BİR KAHRAMANLIK ÖYKÜSÜ

    www.sonbulusma.com 

      y1pLulzTzCNfo7xHunJiJIORhwnjHqeiMvB4OntZDlcIumzDugxlG4bw3ziuiJUgl5bHCAwLYjLscs

      y1pXdwWN5wNh2-ebMrF7RqcmNsV1OT8WC91xCvR3Ts09HBoNN13pBNWMY0gNr1RB3yB4rXMTvWTxf0

    Son-Bulusma_3Son-Bulusma_5Son-Bulusma_6Son-Bulusma_7Son-Bulusma_9

    son-bulusma4

    14 KASIM'DA SİNEMALARDA

          
    İlgili aramalar: kurtuluş - savaş - gazi

    Yerel seçimler yaklaşırken...

     
    Çiftliğin ideal yurttaşları
    Yükleyen paradigma_bpe

    penguen' den "T.C. Google arama motoru"

    penguen

    Penguen Dergisi'nden yine ilginç bir kapak resmi daha.
    Perşembe günü piyasaya çıkacak olan ve 319'uncu sayısıyla okurun beğenisine sunulacak derginin kapağında
    Selçuk Erdem ve Hakan Karataş imzalı bir karikatür var.
    Karikatürde son günlerde erişimi engellenen blogger.com, videogoogle.com gibi sitelerle gündeme gelen internet yasakları konusu işlenmiş.

    Karikatürde, 
    Yasaklamalara karşı ise internet kullanıcılarının yeni alternatifi T.C. Google Arama Motoru Genel Müdürlüğü.
    Kapağın üzerinde T.C.Google Arama Motoru Genel Müdürlüğü Arama Formu yazıyor. Daha sonraki maddelerde yazanlar ise şöyle:

    1. Aramak istediğiniz sözcüğü yukarıdaki kutuya okunaklı olarak yazınız.
    2. Bu sözcüğü bulmanız halinde ne amaçla kullanacağınızı ayrıntılı bir şekilde anlatınız.
    3. Daha önce bu sözcüğü aradınız mı ya da ailenizde arayan var mı, belirtiniz.


    Ad-Soyad :
    T.C Kimlik No :
    Adres :

    Konuşulan konu FİLM HAKKINDA

     

    Alıntı

    FİLM HAKKINDA
    29 EKİM'DE
    SİNEMALARDA

    ---BİR CAN DÜNDAR FİLMİ---

    Yapım yılı: 2008
    Süre: 115'
    Yazan ve Yöneten: Can DÜNDAR
    Özgün Müzik: Goran BREGOVİC
    Yapımcı: Dilek DÜNDAR
    Atatürk Seslendirme: Yetkin DİKİNCİLER
    Zübeyde Hanım Seslendirme: Beyhan SARAN
    Telgraf-Gazete Haberi Seslendirme: Arif SOYSALAN
    Fotoğraf Arşivi: Saadet TÜRKER
     

    pencereyi kapatmak için resme tiklayin.

    Mustafa …hakkında birkaç şey

    10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü…Türkiye 70 yılda Ata’sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Onu Türkiye’ye, dünyaya, yeni yetişenlere tam anlatamadı.

    Yapılan belgeseller, Türkiye ölçeğiyle sınırlı, belli bir dönemle kısıtlı ve resmi bir dilde tutsak kaldı.

    Selanik’ten Dolmabahçe’ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi.

    “Mustafa”, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı.

    15 yıldır Atatürk belgeselleri yapan, “Sarı Zeybek”le seyirciyi Ata’nın insani yüzüyle tanıştıran Can Dündar ve ekibi şimdi onun bütün hayatını sinema diliyle anlatıyor.“Mustafa”, seyirciyi, özellikle de yeni nesli Atatürk’ü yeniden keşfe davet ediyor.

    Film için Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arşivleri başta olmak üzere, yerli ve yabancı pek çok arşiv özel izinle açıldı.

    Atatürk’ün daha önce görülmemiş fotoğraflarına, hatıralarını yazdığı not defterlerine, yakınlarına yolladığı çok özel mektuplarına, günlüğüne, elyazmalarına ulaşıldı.

    Çekim ekibi Atatürk’ün ayak bastığı Selanik’ten Manastır’a, Şam’dan Berlin’e, Sofya’dan Karlsbad’a kadar her coğrafyaya giderek, doğduğu odadan, öldüğü odaya dek her mekana girerek onun hayatını yerinde görüntüledi.

    Geniş ve deneyimli bir kadro, Atatürk’e dair yazılmış kitapları, yerli yabancı basını, diplomatik yazışmaları tarayıp onlardan sahici, objektif, sıcak bir hayat hikayesi anlatmaya çalıştı.

    Ondan kalan eşyalar, onu anlatan anılar, çalıştığı karargahlar, yaşadığı evler, geride bıraktığı belgeler, sevdiği müzikler, söylediği sözler titizlikle derlendi.Yeni kuşağın okulda öğrendiği klasik bilgilerden ve eski, siyah beyaz görüntülerden sıkılmış olacakları varsayımıyla filmde samimi bir dil ve modern animasyon teknikleri kullanıldı.

    Filmin müziklerini, Atatürk gibi Balkanlardan yetişmiş uluslararası bir müzisyen olan Goran Bregoviç besteledi.NTV-Ko’medya ortaklığı ve Sabancı katkılarıyla “Mustafa”, 70. ölüm yıldönümünde Atatürk’ü seyirciye yeniden tanıştırabilecek bir film oldu.

    *********************************************************************************

    gerçekte; tartışmasız tartışılan bir bir film oldu

    Free Banner Maker


    Dağıtılan eşofmanlarda yeşil ay yıldız krizi...

     
    DENİZLİ Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün amatör spor kulüplerine dağıttığı eşofman takımlarının üzerindeki
    Türk Bayrağı'nda yeşil renkli ay yıldız bulunması tartışmalara neden oldu
    DHA 29/09/2008
     
    Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu'na bağlı kulüplere ve okullara dağıtılan eşofmanlar üzerindeki
    yeşil ay yıldızın Bayrak Kanunu'na muhalefet olduğunu söyleyen Avukat Yıldırım Aycan,
    "Masumane bir hata olarak gösterilmeye çalışılan bu davranış, gerici bir zihniyetin ürünüdür.
    Bunu görmemek mümkün değildir. Savcıların doğrudan soruşturma başlatması gerekiyor" dedi.
     
    00 03 YESILAYYILDIZ
     
    VALİ: KASIT OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

    Vali Yavuz Erkmen ise olayı gazetecilerden öğrendiğini belirterek, "Bayrakla ilgili bu hatadan haberim yoktu.
    Eşofman takımlarını İl Özel İdaresi'ne yaptırdık. Tabii ki burada onları teslim alan arkadaşların dikkatsizliği söz konusu.
    Burada bir kasıt olduğunu düşünmüyorum. Arkadaşlara hemen talimat vereceğim, bu olayı araştırsınlar" dedi.

    *************************************************************************************************************************************

    YALNIZCA BU DEĞİL TABİ...

    BUYURUN "T.C. BAŞBAKANLIK GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI" NIN WEB SİTESİNE BİR BAKIN!...

    KARŞINIZA ÇIKAN SAYFA BAŞLIĞINDA TÜRK BAYRAĞI YEŞİL ÇERÇEVEYE ALINMIŞ DURUMDA.

    header

    *************************************************************************************************************************************

    NE DEMELİ Kİ!...

    YİNE YEŞİLLENDİ FINDIK DALLARI,

    ACEP N'OLACAK YARİN HALLERİ.

     
     

    Kadir Gecemiz mübarek, ibadetlerimiz kabul olsun.Amin.

     
    Zamanı
    Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gününün gecesinde olduğu kabul edilir. Hz.Muhammed bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız"  demiştir.
    Kadir Sûresi 97. ayet 1-5
    Aslen hadislerde Ramazan'ın 20. gününden sonraki tek günlerde aranması söylenmesine rağmen, daha sonra karmaşa çıkmaması için Ramazanın 27.gün - 28. gecesi Kadir Gecesi sayılmıştır. Hicrî takvime göre de Kadir Gecesi Ramazan Ayı'nın son 10 gününde bulunur.
    Kökenbilim
    Kadir gecesinden Kadr Suresi'nde bahsedilir. Kadr, 'azamet' ve 'şeref' demektir. Kadir Suresi (Arapça: سورة القدر ) Kur'an-ı Kerim'in doksan yedinci sûresi. Beş ayetten oluşur. Mekke devrinde Abese suresinden sonra nazil olmuştur. Kur'an'ın indirildiği kadir gecesinden bahsedildiği için bu sureye Kadir Suresi denmiştir. Kadir Suresinde Kur'an'ın kadir gecesinde indirildiğinden, kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğundan, kadir gecesinin rahmet ve berekete vesile olduğundan, bu sebeple insanlık için taşıdığı değerden bahsedilir.
    İlk vahiy
    İslam'da Allah'ın ilk ayetini Cebrail meleği aracılığı ile Hz.Muhammed'e kırk yaşında Hira Mağarası'nda iken gönderdiğine inanılır. İlk ayetlerin bu gecede indiği ve Alak Suresi'nden olduğuna inanılır.
    İslamiyet'te Kadir Gecesine verilen önem
    Kadir Gecesi, İslam alemine göre çok hayırlı ve mübarek sayılan bir aydır. Kur'an'da kadir gecesi şöyle tanımlanmıştır:
    "Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.
    O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.
    'Innā 'Anzalnāhu Fī Laylati Al-Qadri Wa Mā 'Adrāka Mā Laylatu Al-Qadri Laylatu Al-Qadri Khayrun Min 'Alfi Shahrin Tanazzalu Al-Malā'ikatu Wa Ar-Rūĥu Fīhā Bi'idhni Rabbihim Min Kulli 'Amrin Salāmun Hiya Ĥattá Maţla`i Al-Fajri[5]
    Kadir Gecesi hakkında yorumlar
    Bu sûrenin inişi hakkında değişik rivâyetler vardır. Bunlardan biri şöyledir:
    Bir kere Rasûlüllah Ashab-ı Kirâma İsrailoğullarından birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihad ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmeleri üzerine Cenabı Hak bu Kadir sûresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).
    Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Çünkü:
    a) Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
    b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.
    c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).
    d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.
    e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü'mine selam verirler.
    Zir b. Hubeyş diyor ki, Übey b. Ka'b'a sordum: Kardeşin Abdullah b. Mes'ud: "Yıl boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder" diyor, dedim.
    Übey b. Ka'b dedi ki: "Allah İbn Mes'ud'a rahmet eylesin. O, insanların Kadir gecesine güvenmemelerini istemiştir. Yoksa Kadir gecesinin, Ramazanda, Ramazanın da son on günü içerisinde yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu" dedi.
    "- Bunu neye dayanarak söylüyorsun, Ey Ebü'l-Münzir (Übey b. Ka'b'ın lakabı)" dedim. Übey;
    "- Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)'in bize haber vermiş olduğu alametle söylüyorum ki, o da, "o gün güneş şuasız olarak doğar" dedi (Müslim, Sıyam, 220).
    İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar:
    Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde Salât-ı vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rızay-ı ilâhî; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat mü'minlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmalar]. sağlamaktır. Mü'minler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Ebû Hüreyre rivâyet etmiş olduğu hadis-i şerifte Hz.Muhammed şöyle buyurmuştur:
    "Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Kadir, 1).
    Kadir gecesinde neler yapılabilir:
    Kadir gecesini, namaz kılarak, Kur'ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.
    Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.
    Süfyan-ı Sevrî: "Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir." (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.
    Aişe demiştir ki; Hz.Muhammed'e:
    "- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):
    "- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).
     
    Allah'ım sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet

    İÇİMİZDEKİ ATATÜRK

    ATAM
     
    Bankacılar paranın sahte olup olmadigini anlamak için,
    parayı ışığa dogru tutup içerisinde ATATÜRK filigranı var mı yok mu diye bakarlar.
    Siz de bir adamın ne mal oldugunu anlamak için, onu ışığa tutun;
    bakın bakalım içerisinde ATATÜRK var mı, yok mu!
    İçerisinde ATATÜRK olmayan adamlara iltifat etmeyiniz.
    Cumhuriyet'e sahip çıkınız .' 
                                                                                                            
    Ali Poyrazoglu

    Tuz Gölü "İMDAT!" diyor. Duyun bu çığlığı...

    Tuz Gölü "İMDAT!" diyor. Duyun bu çığlığı...
    Türkiye’nin 305 Önemli Doğa Alanı’ndan biri olan Tuz Gölü,
    sanılanın aksine küresel ısınma sonucunda değil yanlış su politikaları nedeni ile kuruyor.
    Pazartesi, 22 Eylül 2008 13:28

    Tuz Gölü’nün yer aldığı Konya Kapalı Havzası’nda sulama faaliyetleri nedeniyle her yıl bir Tuz Gölü büyüklüğünde su israf ediliyor.
    Doğa Derneği ve Atlas Dergisi’nin bu yok oluşa dikkat çekmek üzere organize ettiği
    Tuz Gölü’ne sadakat yolculuğu çözümün mümkün olduğunu anlatmayı amaçlıyor.

    300 kişi Tuz Gölü’nün üzerine “İmdat!” yazdı

    Tuz Gölü’nün sesi olan Doğa Derneği gönüllüleri ve bölge halkı kurumuş göl tabanı üzerine uzanarak bedenleriyle “İmdat!” yazdı.
    Tuz Gölü’nün imdat çığlığını dünyaya duyuran Doğa Derneği eylemcileri, yok oluşun durması için bölge belediyelerini
    “Tuz Gölü’nü Koruma Birliği” kurmaya ve Devlet Su İşleri’ni Türkiye’nin su politikasını değiştirmeye davet etti.

    Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken eylem sonunda yaptığı açıklamada,
    Tuz Gölü’ne yeniden hayat vermenin mümkün olduğunu, havzada ürün deseninin değiştirilerek vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi
    ve damla sulama başta olmak üzere basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması gerektiği söyledi.
    Eken, “DSİ’nin bu yanlıştan bir an önce dönerek tüm Türkiye sathında suyun havza ölçeğinde yönetimini benimsemesi gerekiyor.
    Bugün harekete geçmezsek, çok geç kalacağız ve Orta Anadolu’da canlı yaşamının yok oluşuna seyirci kalacağız” dedi.

     Doğa Derneği gönüllüleri ve bölge halkı kurumuş göl tabanı üzerine uzanarak bedenleriyle “İmdat!” yazdı…

    KAYNAK: http://www.timeturk.com/Tuz-Golu-IMDAT!-diyor.-Duyun-bu-cigligi...-27110-haberi.html

    Meyrik Türküsü'nün Hikayesi

    Meyrik Türküsü'nün Hikayesi
    Meyrik, Pazarcık 'ın Damlataş Köyü'nün "Kantarma Obası"nda veremden ölen ve üzerine ağıtlar yakılan güzel bir gelindir
    Meyrik evlenmeden önce verem hastalığına tutulmuştur. Teyzesinin oğlu Hasan'la evlendirilir.
    Evliliklerinin daha 3.ayında Meyrik hastalanır ve Kahramanmaraş Devlet Hastanesi'ne kaldırılır.
    Çok geçmeden köye Meyrik 'in ölüm haberi gelir. Kadınlar toplanır, ağıt yakarlar.
    Olayın en ilgi çekici yanı "Meyrik Türküsü"nün ağıt olarak ,
    o anda irticalen Meyrik Gelin'in hem teyzesi hem de kayınvalidesi tarafından söylenmesidir.
    Yıl 1970'tir. Daha sonraları 1971 yılında Aşık Mahzuni Şerif köye gelerek Meyrik Türküsü'nü besteler.
    Halen Türk Halk Müziği'nin en sevilen türkülerinden biri olan bu yanık türkü, birçok sanatçı tarafından söylenmiştir, söylenmeye de devam etmektedir.
     

    Maraş'tan Bir Haber Geldi (Meyrik)
     
    Maraş'tan bir haber geldi
    Dediler ki Meyrik öldü oy oy
    Keşke Meyrik ölmeseydi
    Kesileydi elim kolum oy oy
     
    Oy Meyrik Meyrik Meyrik
    Ben kurbanam sana Meyrik
    Ben hayranam sana Meyrik (vay)
     
    Doktor yarayı kesiyor
    Gene Meyrik kan kusuyor oy oy oy
    Dediler ki Meyrik öldü
    Anası kime (bana) küsüyor oy oy oy
     
    Oy Meyrik Meyrik Meyrik
    Ben kurbanam sana Meyrik
    Ben hayranam sana Meyrik (vay)
     
    Şu Meyrik'in acısına
    Çarşaf serin gecesine oy oy oy
    Keşke Meyrik ölmeseydi
    Sabır onun kocasına (anasına) oy oy oy
     
    Oy Meyrik Meyrik Meyrik
    Ben kurbanam sana Meyrik
    Ben hayranam sana Meyrik (vay)
     
    Not: Media player da türküyü İsmail Hazar' dan dinlemektesiniz.