fahrettin's profile*** baba spaces *** ( gö...PhotosBlogListsMore Tools Help

*** baba spaces *** ( gözüme takılanlar, dilimin ucuna gelenler )

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.(Mustafa Kemal ATATÜRK) Her nereden gelirse gelsin, TERÖRE LANET OLSUN!... ( no teror!... )

Günün Manşeti

Free Banner Maker
Free Banner Maker
Free Banner Maker
Free Banner Maker
Free Banner Maker

Windows Media Player

Custom HTML

Custom HTML

BBC nin yayınlamadığı Filistin' e yardım klibi

 

Hadise - Tüm tek tek (Eurovision 2009 Türkiye)

    
Hadise - Dum Tek Tek - Eurovision 2009
Yükleyen babaeregliay
 
 
mp3 ve video klipler download için:
 
 
 
 
 
Hadise - Düm Tek Tek
Baby you're perfect for me
you are my gift from heaven
this is the greatest story of all times
we met in like in a movie
so meant to last forever
and what you're doing to me
feels so fine
angel I wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there's no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there's no minute
feels like there's no way back
baby i read all answers
in your exotic movements
you are the greatest dancer of all times
you make me feel so special
no one can kiss like you do
as it is your profession
feel so fine
angel i wake up and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there's no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there's no minute
feels like there's no way back
can you feel the rhythm in my heart
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there's no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there's no minute
feels like there's no way back
always out it like it no minute
feels like there's no way back
always out it like there's no minute
feels like Düm Tek Tek

--
¶baba€®€gliay35™ spaces alanlarım:
 
 

yeni yıl mesajı 2009

Tüm hayallerinizin gerçek olduğu,
her anı mutlulukla dolu,
güneşin her güne kocaman umutlarla doğduğu,
sevgi üzerine kurulu
yepyeni ve
çook güzel bir yıl dilerim...
 
2009 sizin yılınız olsun..
 
Sevgilerimle,
 
..
(Küreyi lütfen tıklayınız. Açılınca bir TIK daha lütfen)
 
 

Bir kümesten 10 seçmen çıktı !

Bir kümesten 10 seçmen çıktı !
 
Seçmen sayılarıyla ilgili tartışmalar sürerken İstanbul'da bir kümesten 10 kayıtlı seçmen çıktı.
25 Aralık 2008 / 10:57
 
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı adrese dayalı nüfus sayımında skandallar birbiri ardına çıkıyor. Son olarak İstanbul Beylikdüzü'nde kayıtlara göre, Kavaklı Mahallesi'nde bir kümeste 10 seçmen gözüktüğü ortaya çıktı! Kavaklı'da kömürlük ve ahır olarak kulanılan yerlerde de seçmenlerin yazıldığı ileri sürüldü.
10 SEÇMENE 10 TAVUK
Kavaklı Mahallesi Menekşe Sokak 10/3'te 10 kişinin kaydı yapıldı. 10 seçmen ise kümesteki 6 tavuk ve 4 horoz. MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Ahmet Ali Aydın, 5 Aralık'ta seçmen listelerinin hazırlanmasının ardından listelerdeki kişilerin adreslerini tespit etmek için 10 kişilik bir ekip kurdu. Adresleri gezen MHP'liler ilginç tablolarla karşılaştı.
45 BİN KİŞİLİK FAZLALIK VAR
Beylikdüzü CHP İlçe Başkanlığı da, 10 mahallenin seçmen sayısını çıkardı. Barış Mahallesi'nde önceki seçimde 20 bin 479 seçmen oy kullanırken, bu yıl oy kullanacak seçmen sayısı 31 bin 559. Beylikdüzü'nde bir önceki seçimde 90 bin 929 kişi olan seçmen sayısı bu seçimde 135 bin 620 oldu.
İstanbul'un yeni ilçelerinden Arnavutköy'de AKP'nin adayı olan Mustafa Akboğa, 10 gündür Arnavutköy'de çalışma yaptıklarını söyledi. Akboğa şöyle dedi: "Arnavutköy'ün yüzde 60'ını dolaştık. Beylikdüzü'ndeki kadar abartılı bir rakama ulaşamadık. Geçtiğimiz seçimde oy kullanan seçmen sayısıyla bu yıl asılan seçmen listeleri birbirine yakın."
OY KULLANABİLECEKLER Mİ
KÜMESİN sahibi Zeynel Taşyaran, "Benim kümeste 6 tavuk, 4 horozum var. Benim tavuklar seçmen olarak yazılmış. Bunlar şimdi oy kullanabilecek mi?" diye konuştu.
MHP'li başkan Ahmet Ali Aydın, Beylikdüzü'nde yaklaşık 20 bin "hayalet seçmen" bulunduğunu iddia etti, Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu'na itirazlarını yaptıklarını söyledi.
İlçe Seçim Kurulu, iki gün içerisinde itirazı karara bağlayacaklarını açıkladı.
18 kişilikk apartmanda 378 seçmen oturuyor
TÜİK tarafından hazırlanan seçmen listesinde Beylikdüzü Büyükşehir Mahallesi Güzelkent Sitesi A3 Blok'ta 378 seçmen gözüküyor. Daireleri dolaşan partililer listede adı bulunan 18 kişinin bu apartmanda oturduğunu saptadı. 360 kişinin burada oturmadığı ortaya çıktı. A3 Blok'ta üç dairenin dolu, diğer dairelerin satılık ve kiralık olduğu görüldü.
Akşam
 
haber devam ediyor...buradan bakınız lütfen 
 
ve..... kümeste seçim çalışmasından görüntüler!...
 
 
 
Çiftliğin ideal yurttaşları
Yükleyen paradigma_bpe

23 Aralık 1930 KUBİLAY OLAYI...

Image Hosted by ImageShack.us

KUBİLAY OLAYI...

Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı...

23 Aralık 1930

"Kubilay Olayı", Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir.
Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.
 
Adı Mustafa Fehmi Kubilay. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep.
Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni.
1930 yılında İzmir'in Menemen İlçesi'nde askerlik görevini yapıyor. O sırada 24 yaşında.
Bu genç insan, Menemen’de 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürüldü.
Genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu
ikinci önemli irtica olayı, "Menemen Olayı - Kubilay Olayı" olarak tarihe geçti.
Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.

 

 Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in orduya mesajı

Bu blogun kaynağı ve daha fazla bilgi belge için:

http://www.belgenet.com/1930/kubilay-01.html 

Kanserliler, özel hastanelere para vermeyin



 


14 Kasım 2008

Rıza Zelyut
Kanserliler, özel hastanelere para vermeyin

Buradan; öncelikle kanser hastalarını uyarıyorum:
Sakın ola ki bundan sonra gittiğiniz özel hastanelerde muayene parası, kan tahlili parası, film parası gibi adlar altında para vermeyin.
Çünkü bu tahliller, filmler, doktor muayenelerinin tümü bedavadır.
Tekrar ediyorum: Bedava tedavi sadece devlet hastaneleri için geçerli değildir. Özel sağlık kuruluşları da artık para alamazlar.
Bizzat yaşadığım bir olayı anlatayım: Bir okurum arayarak dedi ki: 'Eşim meme kanseri tedavisi görüyor. İstanbul'daki ..... isimli hastaneye kontrole götürdük. Çünkü; onkoloğu (kanser doktoru) orada çalışmaya başlamıştı. Burada onkologa muayene oldu ve doktorunun istediği kan tahlillerini bu hastanede yaptırdı: Filmler de orada çakildi. Bu hastane bizden üçte bir oranında dediği 760 YTL para aldı. Halbuki televizyonlarda yer alan haberlerde kanser tedavisinin artık özel hastanelerde de bedava olduğu duyurulmuştu. Bu durumda bize yardımcı olur musunuz?'

SAĞLIK BAKANLIĞI'NA TEŞEKKÜRLER
Bu şikayeti doğrudan doğruya Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'a ilettim. Sayın Bakan; hem şaşırdı, hem de üzüldü. Dedi ki: 'Rıza Bey; 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren hiçbir özel hastane, artık kanser tedavisi gören hastalardan para alamaz. Bu konuyu Başbakanımız özellikle takip ediyor ve çok hassas. Sözünü ettiğiniz hasta, faturaları bize yollasın. Ben hemen emir veriyorum. O hastane hakkında soruşturma açtıracağım ve alınan paraları da hasta sahibine geri verdireceğim.'
Gerçekten de iki gün içinde o ünlü hastane; hastadan aldığı parayı iade etmek zorunda kaldı.
Hastaların veya hasta yakınlarının şunu da bilmesi gerekiyor. Bu hastalıkların muayenesi de bedavadır. Yani; hastalar, doktor ücreti de ödemeyecektir. Yukarıda dile getirdiğim şikayette; onkolog (kanser doktoru) tarafından yapılan muayene; hastane tarafından 'diyabet muayenesi' gibi gösterilerek 350 YTL alınmıştı. Hastane; bu parayı da geri vermek zorunda kaldı. Sanıyorum ki artık İl Sağlık Müdürlükleri hastaneleri daha ciddi biçimde kontrol edeceklerdir. Çünkü özel hastaneler; Bakanlığın aldığı son bedava tedavi kararının kendilerine gelmediğini ileri sürerek hastaları soymaya devam ediyorlar.
Buradan Sağlık Bakanı Akdağ'a hastalar adına teşekkür ediyorum. Çünkü; özel hastaneleri daha sıkı kontrol ettireceği sözünü de vermiştir.

HANGİ HASTALIKLAR BEDAVA TEDAVİ EDİLİYOR
Sadece kanser hastaları değil; vatandaşın altından kalkamayacağı kadar masraflı olan diğer tedaviler de artüık ücretsiz. Ücretsiz tedavi konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan bize verilen bilgi şöyle:
'Sayın Zelyut
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa istinaden çıkarılan ve 1 /Ekim/ 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren en önemli hükümlerden birisi de genel sağlık sigortalısı hastalardan acil ve ciddi sağlık tehtidinin bulunduğu durumlar için sosyal güvenlik kurumu ile sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları tarafından ilave ücret talep edilmemesidir. Bu durum acil haller için sosyal güvelik kurumuyla sözleşme yapmamış özel sağlık kuruluşları için de geçerlidir. Zaten kamu hastanelerince eskiden olduğu gibi herhangi bir ilave ücret alınmamaktadır. 1/Ekim/2008 tarihinden önce özel sağlık hizmet sunucuları diledikleri kadar ilave ücret alabilmekteydiler. Aşağıda yer alan liste ilave ücret alınamayacak ciddi sağlık tehditlerinin bulunduğu durumlardır.
1) Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,
2) Yoğun bakım hizmetleri,
3) Yanık tedavisi hizmetleri,
4) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
5) Yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,
6) Organ, doku ve hücre nakilleri,
7) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
8) Diyaliz tedavileri,
9) Kardiyovasküler cerrahi işlemleri

NE YAPACAKSINIZ?
Görüldüğü gibi acil servislerde, yoğun bakımda, yanık tedavisinde; kanser tedavisinde, yenidoğanda verilen doğum hizmetlerinde ve doğum anomalilerindeki cerrahi işlemlerde, organ ve doku nakillerinde, diyalizde ve kardiyovasküler cerrahi uygulamalarında vatandaş artık özel hastanelere fark vermeyecektir.
Eğer sizden bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi için para alınmış ise; makbuzunuzla birlikte şikayetçi olacaksınız. Şikayetinizi de bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne yapacaksınız.
Sağlık Bakanlığı diyor ki: 'Sağlık Uygulama Tebliğdeki hükme rağmen ilave ücret alınması durumunda Sosyal Güvenklik Kurumu'nca özel sağlık kuruluşuna sözleşme iptali ve para cezaları uygulanacaktır. Sözleşmeye aykırı durumun tespiti açısından, vatandaşımız kendi adına sosyal güvenlik kurumunca özel sağlık kuruşuşlarına ödenen bedellerin dışında her ne ad altında olursa olsun kendi cebinden bir ödeme yapması durumunda, bu ödeme için faturasını detayları ile talep etmelidir. Ayrıca sözleşmeye aykırı durumların tespiti açısından Sosya Güvenlik Kurumunca gerekli denetimler kuşkusuz sürekli yapılacaktır.'
Okurlarıma tavsiyem şudur:

Bu yazıyı lütfen, bu tür hastası olan insanlara iletin ki bazı açıkgöz hastane işleticilerinin haksız kazançları önlenebilsin.

 

Banka hesabı olanlar dikkat 15 aralık 2008 son gün

Banka hesabı olanlar dikkat
21 Kasım 2008 Cuma 09:20 (internethaber.com)
Maliye'nin çıkardığı yönetmelik gereği bankada hesabı olanlar 15 Aralık'a kadar şubelerine başvurmaları gerekiyor.
15 Aralık tarihine kadar bankalarda hesabı bulanan vatandaşların, bankalara daha önceden beyan ettikleri adresleri, teyit eden belgeleri şubelerine iletmedikleri takdirde, banka hesapları bloke olacak.

Mali Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) tarafından yayınlanan "Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik" gereği, 30 Haziran 2008 tarihi veya öncesinde hesap açtırmış olan müşteriler beyan ettikleri adreslerini doğrulayan belgeleri (ibraz tarihinden önceki üç aylık döneme ait ikametgah belgesi veya adınıza düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi abonelik gerektiren hizmete ilişkin olan bir fatura, vb.) en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar, 30 Haziran 2008 sonrası açılan hesaplar için sözkonusu belgeleri hesabın açıldığı tarihten itibaren en geç 10 işgünü içinde bankalarına ibraz etmeleri gerekiyor.

İşlemler aksayabilir

Öte yandan konuyla ilgili görüştüğümüz bankacılar, yasada her ne kadar 31 Aralık 2008 son geçerlilik tarihi olarak belirtilmiş ise de oluşacak yığılmadan dolayı, müşterilerin işlemlerinin aksamaması için 15 Aralık 2008 tarihine kadar söz konusu ibrazların yapılması gerektiğini belirtiyorlar. Bankalar, email ve sms’ler göndererek söz konusu değişiklik hakkında, müşterilerini bilgilendiriyor.
 

Son gazi (Mustafa Şekip Birgöl) de hayata veda etti

Son gazi de hayata veda etti

11 Kasım 2008
A.A
Son gazi de hayata veda etti
İstiklal Madalyası sahibi, Kurtuluş Savaşı'na katılan hayattaki son gazi Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul'da vefat etti.

İŞTE SON GAZİNİN HAYATINDAN KESİTLER

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ GAZİ DEDE TUTULMAZ

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Çanakkale ve İstiklal savaşlarına katılmış son gazi emekli albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul'da hayatanı kaybetti. 110 yaşındaki Birgöl, Eskişehirli Yakup Satar'ın geçen nisan ayında vefatının ardından hayatta kalan son gaziydi.

Birgöl'ün yaşayan gaziler arasında olduğunu, 1. Ordu Komutanı iken Orgeneral İlker Başbuğ ortaya çıkarmıştı. Kayıtlardan ismini bulan Orgeneral Başbuğ, Birgöl'ün yaşadığını öğrendikten sonra İstanbul'daki evinde ziyarette bulunarak yanında 3,5 saat kalmıştı.

Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul Kozyatağı'ndaki evinin kapılarını, geçen yıl 12 yıllık ikinci eşi Ayşe Birgöl, kızı İpek ve damadı Bekir Artunç ile Anadolu Ajansına açmıştı.

Sağlık sorunları nedeniyle konuşmakta güçlük çeken Mustafa Şekip Birgöl'ü, damadı emekli elektrik mühendisi Bekir Artunç anlatmıştı.

Üsküdar'da 1903 yılında doğan Birgöl'ün ailesinde de asker bulunduğunu belirten Artunç, Birgöl'ün tahsilini İstanbul'da yaptığını, genç yaşlarda şimdinin asteğmen rütbesinde savaşa katıldığını söyledi.

Artunç, şöyle devam etti:
''Sonra Büyük Taarruza katılıyor. Orada savaşın bitimine kadar savaşıyor. Savaş sona erdiğinde, yani düşman İzmir'den denize döküldükten sonra kendi birliğine dönüyor, sonra muhtelif yerlerde askerliğine devam ediyor. Bu arada bazı isyanlar, çete savaşları, ayaklanmalar oluyor, onların bastırılmasında da görev alıyor. 1952 yılında da albay olarak emekli oluyor.''

''Anılarını kitap olarak yayınlamayı düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine Artunç, öyle bir çalışma yapmadıklarını ifade ederek, ''Çünkü bu konularda pek istekli değildi, anılarını anlatmazdı, anlatmayı da sevmezdi. Biz de pek bir şey bilmiyoruz, ama tabii ki birçok anısı var. Onların toparlanması gerekirdi, çok geç kaldık'' diye konuştu.

Kızı İpek Artunç da aynı soruyu, ''Anılarını yazamadık. İlker Paşa da 'Niye yazmadınız?' diye sordu, sitem etti bize. Atatürk ile ilgili anıları var'' diye yanıtladı.

ATATÜRK İLE ANILARI

Bekir Artunç, Mustafa Şekip Birgöl'ün Atatürk ile bir anısını şöyle anlattı:
''Atatürk, Mustafa Şekip Birgöl'ün birliğine teftişe gelmiş. Teftiş sonrasında birliği terk ederken, Atatürk'ün peşinden Foks adında bir köpek gidiyor. Atatürk, 'Bu kimin köpeği?' diye sormuş. Albay, selam verip, 'sizindir' demiş. Sonra Atatürk o köpeği alıp gitmiş.''

Birgöl'ün Atatürk ile bir arada bulunduğu dönemler de olduğunu, yüz yüze de görüştüklerini ifade eden Artunç, Birgöl'ün Atatürk'ü gayet iyi bildiğini ve tanıdığını anlatmıştı.

''ORGENERAL BAŞBUĞ, ÇOK İLGİLENDİ''

Artunç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, 3 yıl önce 1. Ordu Komutanı olduğu dönemde, Birgöl'ün adresini tespit ettiğini ve görüşmek amacıyla aradığını belirterek, şöyle devam etti:

''Bir gün Orgeneral Başbuğ telefon açtı, gelmek istedi. Biz de memnuniyetle kabul ettik, 'şeref verirsiniz' dedik. Maiyeti ile eli kolu dolu, bir sürü hediye ile geldi, ziyaret etti. 'Bir emriniz var mı komutanım?' diye sordu. Sonra da devamlı takip etti. Her yerde gazimizden bahsetti. Kendisine çok müteşekkiriz. Dün de bizzat arayıp, halini hatırını sordu. Çok ilgilendi.''

YAŞLANMAKTAN GELEN SORUNLAR VARDI

Mustafa Şekip Birgöl, 105 yaşındaydı. Birkaç senedir yürüyemiyordu, bir gözünün hiç görmüyordu ve kulakları da iyi işitmiyordu.

Bunların dışında herhangi bir ağrısı, sızısı ve sağlık sorunu olmadığını belirten Artunç, Birgöl'ün yaşına göre hafızasının da gayet iyi olduğunu ifade ederek, ''Hepimizin telefon numaralarını ezbere biliyor'' dedi.

İlk eşinin 20 yıl önce vefat ettiğini, kendisiyle, 12 yıldır evli olduğu Ayşe Hanım'ın ilgilendiğini belirten Artunç, ''Ayşe Hanım ona çok iyi bakıyor. Bizim de evimiz yakın, yalnız bırakmıyoruz, elimiz üzerlerinde'' dedi.

EŞİNİN ELİNİ BIRAKMAMIŞTI

Görüşme boyunca eşinin elini bırakmayan Ayşe Birgöl de ''Bir gününüz nasıl geçiyor?'' sorusu üzerine, ''Edi ile büdü duruyoruz işte. Ona çok iyi bakıyorum. Bir gazi ile birlikte olmak çok güzel bir duygu'' diye konuşmuştu.

Kızı İpek Artunç da Ayşe Hanım'ın babasına gayet iyi baktığını ifade ederek, ''İlker Bey de Ayşe Hanım'a, 'Paşaya iyi bak' demişti'' şeklinde konuşmuştu.

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA BİR ASTEĞMEN

İstanbul Üsküdar'da 1903 yılında doğan Mustafa Şekip Birgöl'ün babası ve dedesi de deniz subayıydı.
İlkokulu Hasanpaşa, ortaokulu Bursa Işıklar Askeri Okulunda, liseyi Edirne Kuleli Askeri Lisesinde okuyan Mustafa Şekip Birgöl, daha sonra Harp Okuluna girdi.

7 kuşaktan deniz subayı olan babası ve atalarının aksine Birgöl, 15. Fırka 45. Alay'dan Piyade Mülazım (Asteğmen) rütbesi ile Afyon Cephesinde Kurtuluş Savaşı'na katıldı.

Büyük Taarruz'da bulunan Mustafa Şekip Birgöl, 9 Ekim 1922'de düşmanın İzmir'e dökülmesinin ardından Samsun'daki kıtasına döndü.

Birgöl, 1928 yılına kadar Samsun'da görev yaptıktan sonra Sarıkamış, Bayburt ve Muğla'da görevdeyken, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra çıkan bazı ayaklanmaların bastırılmasında fiilen görev aldı.

Çanakkale Eğitim Alayı, Ezine Dağ Tugayı ve Gelibolu 4. Tümen'de görev yapan Birgöl, 13 Eylül 1952 yılında Albay rütbesinde iken emekli olarak ordudan ayrıldı.

Mustafa Şekip Birgöl, TBMM'ce kabul edilen İstiklal Madalyası Kanunu gereğince kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi.

Emekli Albay Birgöl, emekli subay ve İstiklal Madalyası sahiplerine verilen maaştan faydalanıyordu.

Mustafa Şekip Birgöl'ün 20 yıl önce vefat eden ilk eşi Pakize Birgöl'den Tamay, İnci ve İpek adında 3 kızı oldu.

Birgöl'ün kızları Tamay Gökçetin ve İnci Tokel geçtiğimiz yıllarda vefat etti.

Mustafa Şekip Birgöl'ün biri kız, ikisi erkek üç torunu ve bir de torununun çocuğu bulunuyordu.

Birgöl, 14 Kasım Cuma günü selimiye camisi'nde öğle vakti düzenlenecek cenaze töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedilecek.

 

 

 

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Vatan böyle oluşur.

gifi hazırlayanı bilmiyorum,

eline yüreğine sağlık.

lütfen chat odası yönlendiricisi eklemeyiniz.

   

Fahrettin Ereğliay'ın Facebook profili  

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
 

    KİMİN ARKASINDAYIZ.

      Fatin Sultan Mehmet İSTANBULU fetih etti, TÜRK MİLLETİ

Arkasında oldu. Üç kıtada hüküm sürdük. Daima liderlerin arkasında olduk.  Devlet ve

Ülke çıkarları uğruna canlar verdik, haçlılarla savaştık. Plevre kahramanı GAZİ OSMAN

PAŞA, kahramanlık destanları yazdırdı tüm DÜNYAYA. Serdarlar, can verdiler aç susuz

Onun yolunda. Böyle yiğitler yetiştirdi bu ulus. Yüce önder M.KEMAL, askerlerine ölmeyi

Emretti ÇANAKKALE’DE, öldüler lakin, ÇANAKKALE geçilmez oldu. Destan yazdılar. Arkasında idi bu koca ulus. İşgal altındaydı güzel yurdum.minarede ezan okuyan hocaları vurarak TÜRK BAYRAĞINI indirmeye çalışıyordu FRANSIZ işgalcileri.üç beş kişide olsa, göyüs geriyordu kara yılanlar. Halk arkasındaydı. Yurdunu seven ulus.bunları FRANSIZ komitesine ihpar eden kanı bozuklarda vardı. Sözüm ona onlarda TÜRK’MÜŞ. YIL 1974

Dedi. YUNAN ZULMÜNDEN çaresiz duruma düşen TÜRK’LERİ Huzura kavuşturmak gerekiyordu.çeşitli guruplara bölünmüş TÜRK ULUSU bir yumruk oluverdi. Destekledi ECEVİT’İ. Her Allahın günü can kaybeden Kıbrıs’taki soydaşlarımızın, 1974 ten bu yana burnu dahi kanamadı.şerefle yaşadılar.

      Arkasında olmalıyız gerçek devlet adamlarımızın, liderlerimizin. Kanla alınan topraklar parsellenerek FİLİSTİN usulü çarpıştığımız düşmanlara satılmakta. Yurt ekonomisini, bütün gelir getiren her şey, halka danışmadan referanduma gidilmeden satıldı. AB. ABD. İMF. KÖLESİ olduk. Anayasa bizzat idareciler tarafından delinerek parçalanacak oyunlara sahne olduk. Rüşvet ve hileler aldı başını gitmekte.devlet için değil, parti çıkarları ön safhaya alındı. Üniversite bitirmiş bazı öğrenciler bizzat görsel yayında ( İngiliz mandası altında olsaydık, daha rahat ederdik) diyebiliyor. Dış işleri bakanı bizzat kendi ülkesini AB. Ye şikayet ediyor. Din duyguları ile halk istismar edilerek, yalanlar söyleniyor. Ve, ve, ve

Bazı kişiler halen daha çıkıp, (TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR. İSLAM VE TÜRK DÜNYASININ ULU LİDERİ) diye övgüler yağdırıyorsa, düşünmek gerek. Var mıyız, yok muyuz. Kendi kendimizi yok etmek için çalışan ahtapot muyuz. Muhalefette acaba bu an rahmetle anıyorum her ikisini de; ECEVİT VE BAŞBUĞ TÜRKEŞ olsaydı acaba yine böylemi olunurdu ve sessiz kalınırdı? Çok merak etmekteyim. Özür dilerim.

   Cesuryurek

Apr. 15
    Türk Bayrağı Resimleri

   TERÖRİZM DEĞİLMİ?

                 Bir kısım kişiler veya guruplar, mevcut yasalara karşı gelir. Yasaları dinlemezler. Eylemler yaparlar. Onlar için yasalar geçersizdir. İşlerine geldikleri gibi hareket ederler. Demokrasi, hürriyet, din terimlerini çok kullanırlar. Hukuk devleti ise, bu terör gurupları ile mücadele etmek zorundadır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DE bir hukuk devleti idi. İdi diyorum. Çünkü, bakıyorum, icraatları görüyorum. Hukuk devletinden çıkmış, yürütme devleti olmuş. Yürütme devletini, HİTLER VE MUSOLİNİ bir zamanlar kurmuştu. Belki ben yanılıyor olabilirim. Beraber bakalım ve sizler karar verin. Hukuk devletinde, hukukun üstünlüğü tartışılmaz. Devlet, vatandaşına iş, aş, sağlık, yaşama hakkı, refah getirmekle mükelleftir. Bunlar, hukuk çerçevesinde olur. Diyanet işleri sayın BARDAKOĞLUNU tebrik ederim. Gerçekten laik’liği ve cumhuriyeti savunur kelimeler ifa etti. Aynen,( laiklik ilkelerine uyarak diyanet işleri hareket etmekte. Ne yazık ki, devleti idare edenler ve namzet olanlar dini alet etmekteler.) diyor. Aynen katılıyorum sayın BARDAKOĞLU’NA. Mevzuumuza gelelim.

               Başbakan, bakanlar, milletvekilleri propaganda yaparken, halkımıza göz dağı vermekte. Bize oy vermezseniz, sizlere hiçbir şey yaptırmayız diye konuşuyor. Seçim arifesinde kış mevsimi buz dolabı, fırın, çamaşır makinesi ev eşyası rüşvet vermekte. YSK. Yasak olduğunu ve dağıtamayacağını bildiriyor. Yürütme ise bildiğini yapıyor. Kanunları hiçe sayıyor. Vatandaş alanlara çıkarak 20 oyum var satılıktır diyor. Namus olan oy, Pazarlara çıkmış. Nerde kaldı namus. Bazıları altın karşılığı, kurtuluş savaşında İngilizlere yardım yapmıyor muydu? Yolsuzluklar son doruğuna çıkmış, savcılar ikiye ayrılmış, vali konaklarından iktidar partisinin pankartları çıkıyorsa, seçmenlere otur, kalk komutu veriliyorsa, seçmende komuta uyarak oturup kalkıyorsa!

             Kusura bakmayın amma bu hareketler ancak faşizmin ezdiği ülkelerde ve yürütme devletinde olur. TÜRKİYE NE İLE İDARE EDİLİYOR?

BUNA AYDIN KİTLE KALDIYSA, O KARAR VERSİN. ÇÜNKÜ GERÇEK SES ÇIKARTAN AYDINLARIMIZ İÇERDE; ERGENEKON MASKESİ ALTINDA YATIRIYORLAR. TIPKI, GİRİT VE RODOS SÜRGÜNLERİ GİBİ!!!!!!

       Sevgiler ve saygılar HALKIMA, TÜRKİYEM TOPLULUĞUNA.

   Photo Frame Resultİzm.Tem. Cesuryurekler.

Mar. 4


















DIL DIN IRK RENK AYIRDIMI YAPMADAN

GIREN

HER DELI KANLIYA SAYFAMA ACIKTIR

SIYASI KIMLIGI FARK ETMEZ HER GÖRÜSE ACIGIM

 


DEVRIMCI 

ALLAHIN ASLANI HIZIR ALIYE SELAM

 

Deniz Gezmiş








Ülke:

Turkey


Şu Anda Adaylığı






Makam:

Kara Toprak

Parti:

THKO


Şimdiki İşyeri






Makam:

Ankara

Eyalet:

ANKARA/Karşıyaka Mezarlığı








Bilgiler





Detaylı Bilgi












Cinsiyet:

Erkek

Doğum Günü:

27 Şubat 1947

Memleket:

Ankara Ayaş

Siyasi Görüş:

Özgürlük yanlısı

Aktiviteler:

Mustafa Kemal YÜrüyüşü

Bağımsızlık Yürüyüşü

6.filoyu denize döküş

Sevdiği Kitaplar:

Das Kapital

Komünist Parti Manifestosu

Sevdiği Sözler:

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye
Yaşasın Marksizm Ve Leninizm
Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliği
Yaşasın İşçiler Köylüler
Kahrolsun Emperyalizm

Hakkımda:

1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. Mezari, Ada:L/17 Parsel:21 Ankara/Karşiyaka Mezarliğinda bulunmaktadir

Mar. 4
merhaba abicim çok güzel bir sayfa hazırlamışsın bilgi küfü başarılar dilerimmm
Feb. 24
Feb. 1
gülse birsel harikası
Photo 1 of 50