More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  *** baba spaces *** ( gö...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

*** baba spaces *** ( gözüme takılanlar, dilimin ucuna gelenler )

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.(Mustafa Kemal ATATÜRK) Her nereden gelirse gelsin, TERÖRE LANET OLSUN!... ( no teror!... )

euro2008 şampiyonu ispanya

tebrikler ispanya
  viva   España 
 
uefa2008
 
  
 
 
 
 
 

Euro2008 de Türkiye yarıfinalde..

TÜRKİYE HIRVATLARI

UÇURUMA BÖYLE ATTI!..

 
Çılgın Türkler yine yapacağını yaptı.
Böyle maç görülmedi.
96`da dramatik şekilde yenildiğimiz Hırvatistan karşısında
Viyana`da 90 dakika golsüz geçildi.
119`da Klasnic`le yıkılmışken, 121`de Semih`le tekrar hayata döndük.
Penaltılarda Hırvatlar`ı yıkan Ay-Yıldızlı kahramanlarımız, Almanya`nın rakibi oldu...
 
   
 
HIRVATLARA "BİR TESELLİ" VER!..
tes01
 
ÜZÜLMEYİN "TÜRK' LER BUNU HEP YAPIYOR"
tes02

Türkiye: 3 Çek Cumhuriyeti: 2 Türkiye Euro-2008 de çeyrek finalde.

   

Arap spiker coştu...

Mısırlı spiker, Nihat'ın üçüncü golünü kendine özgü sunumuyla coşku içinde anlattı.

Ve tercümesi:

İşte bu futbol, işte gerçek bu...
Bir Çek atağı başlamak üzere, hayır hayır yeni bir Türk atağı oldu, bu....
Çok büyük bir fırsat, çok büyük bir fırsat...
Gol GOl...
Akıl dışı, sıra dışı birrr gol...
3 goll attılar, yaptılarrrrrrrrr bitirdiler...
İşte Türkler, ewetttttt türkler kazandılar
Erkeksi duruşları ile mi söylersin, söyle, veya bireysel savaşçıları ile mi söylersin söyle...
3 goll attılar ki, şekli şemali belli değil, işte bu ısrarlı mücadele, bu azizim.
Ey futbol ve tüm sürprizleri
Ey futboll ve tatlı durumları
İşte üzüntü ve keder Çekler'in üzerine
İftihar etmek ve övünmek Türklere
Kesinlikle teslim olmadılar
İşte şu pozisyonun hazırlanışındaki güzelliğe bak
Güzelliğe bak
Topu Nihat'ın sağına koydu, teslim almaya bak
Allah üzerinde olsun
Allah Gözlerine sağlık versin
Allah ayaklarına, ellerine sağlık versin
Bak şu Türklerin yaptığına
İşte top, pas olarak hareket ettiğinde, ofsayta düşmemek için bekliyor.
Teslim alınca da öyle bir yol tutuyor ki, tüm hislerini yansıtarak, tam bir sanatçı edasında okestra şefi gibi yönetiyor ve golünü atıyorrr.

Coşkulu anlatımlarıya Türk sporseverlerin büyük beğenisini kazanan Arap spiker Çek Cumhuriyeti maçında Arda ve özellikle Nihat'ın son golünde yine coştu.

EURO 2008 A Grubu son maçında Çek Cumhuriyeti'ni 2-0'dan son 15 dakikada 3-2 mağlup eden Milli Takımımızın maçını anlatan Arap spiker yine kendine özgü sunumuyla büyük bir coşku içinde anlattı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=spor&ArticleID=877999&Date=18.06.2008&ver=79

yeter artık!..

 
yeter artık!..
ülkemizin başında bunca dert varken
vatandaşın geçim sıkısı varken
işsizlik varken
benzin fiyatları tavan yapmışken
elektrik fiyatları çarparken
doğal gaz fiyatları zehirlerken
hububat fiyatları birilerinin kasasını dolduruken
enflasyon canavarı yaşamaya devam ederken
çiftçi inim inim inlerken
tuzla' da işçiler ölürken
Mehmetçik terörist peşinde koştururken
Cumhuriyet' in teminatı yargı organlarına saldırılırken
Cumhuriyet İlkeleri kaldırılmaya çalışılıken
etrafımızı keneler sarmışken...
 
ey!.. siyasi çıkarlarını teminat altına almaya çalışan politikacılar
yeter artık, yeter, yeter...
 
bırakın birbirlerinizle didişmeyi
bırakın artık insanların inançları üzerinden prim yapmayı
 
bu ülke 700 küsur yıldır tüm etnik kimliği ve inanç özgürlüğü ile iç içe gül gibi geçinirken
nedir bu "bizler - onlar" ?
bireylerin özgürlüğü her demokratik-antidemokratik rejimde, her dini yönetimde sonsuz değildir.
hepsinde sınırlamalar vardır.
bu sınırlamalar yasalar ile hayata geçirilir ve her birey buna uymak zorundadır.
"özgürlük, özgürlük" diye dayatmalar yasalara başkaldırıdır.
 
sonuç;
sonsuz özgürlük yalnızca vahşi yaşamda vardır,
tabii ki senden güçlüsü olana kadar.
biz, bunlara; SÜRÜ deriz.
siz ne dersiniz bilmiyorum!..
 
amaca (!) ulaşmak için özgürlükleri araç olarak kullanmayınız.
 
************************
 
Yabancı hayranı kızlarımıza…

Atatürk'ü sevmez, nefret edermiş,
Humeyni hayranı kızımız bizim.
Özgürlük yerine manda istermiş,
Bunları da gördü gözümüz bizim.

Tarihi bilmiyor fikir veriyor,
İngiliz ipine umut seriyor.
Saçma sapan savla sinir geriyor,
Öfkeden kızardı yüzümüz bizim.

Demek öyle, kim güçlüyse ona uy,
Irak'a bak, Müslümansan utanç duy.
Emperyalistlerde değişmiyor huy,
Kulağa küpedir sözümüz bizim.

Kızımız özel bir hukuk istiyor,
Dine dayanmalı yasamız, diyor.
Millet isyanlarda 'olamaz' diyor,
Bu kadar kara mı yazımız bizim.

Bunlar böyle fikri nereden bulur?
Hangi kitap, hangi hocadan alır?
Bu kadar cehalet tahsille olur,
Ne oldu eğitim tezimiz bizim?

Ulus bilinci yok, ümmet kafalı,
Aklı başkalaşmış türban takalı.
Bitleri kanlanmış AB çıkalı,
Beyninden silinmiş izimiz bizim.

Kızım kendine gel, sabrı sınama,
Düşman övüp, Kemalizmi kınama.
Laik sistem ile kumar oynama,
Çağdaş adalettir kozumuz bizim.

Biz bu cehaleti kökten yıkarız,
İstersek Samsun'a yine çıkarız.
Bulur meşaleyi tekrar yakarız,
Nevzatlarda gizli közümüz bizim.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
***************************************
 

Trafik Kazası Sonucu Hastane Masrafları

Resim:Balanced scales.svg
 
Trafik kazası sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan kazazedelerin,
kanuna göre tedavi için ücret ödememesi gerektiği belirtildi.
 
Tüketiciler Birliği, kazazedelerin haklarıyla ilgili bir rapor hazırladı.
Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi gören kazazedelerin
bu tedavileri sonucu hastane tarafından ücret talep edilemeyeceğinin
belirtildiği raporda, 2918 Sayılı Trafik Kanunu'na göre
herhangi bir trafik kazası sonucu yaralanan kişi en kısa sürede hastaneye yetiştirilmek
ve gereken tedavinin yapılması hükümlerini içeriyor.
 
Yönetmeliğe göre, hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumu,
sosyal güvencesinin olup olmadığına ve hastanın özelliğine bakmadan gereken tedaviyi ve müdahaleyi
herhangi bir ücret talep etmeden yapmak zorunda.
 
Bu tedavi sonucu oluşan masraf ise
Sağlık Bakanlığı Karayolları Trafik Döner Sermaye İşletmesi tarafından
karşılanacağının belirtildiği rapora göre,
vatandaşların haklarını bilmediği için sorunlar yaşandığını ve
hastanelerin bu kanundan bihabermiş gibi gözüküp
vatandaştan para talep etmelerinin suç olduğu belirtildi.
 
Not: 2918 Sayılı Trafik Kanunu, 13 Ekim 1983 tarihinde Mecliste kabul edilmiş 
18 Ekim 1983'te 18195 sayı ile Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girmiştir.
 
Kaynak:
Türkçe Vikipedi Logosu

Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden Duyurulur.

Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden Duyurulur. 

" Son günlerde kamuoyunda yaygın şekilde konuşulan ve internet ortamında da hızla yayılan; Tescil-Trafik ve Sürücü Belgeleri vb. gibi Emniyet Müdürlüklerince verilen tanıtıcı belgelerin mutlaka değiştirilmesi gerekliliği yoksa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayanların belgelerinin geçersiz sayılacağı yönünde kaynağı belli olmayan haberlerin vatandaşlarımızı yanılttığı görülmektedir. Yukarıda sayılan bu belgeler, ancak geçerlilik süreleri dolduğunda, yitirildiğinde veya yıpranma sonucu yenileme ihtiyacı doğduğunda Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı yeni belgelerin düzenleneceği diğer durumlarda kullandıkları belgelerin hala geçerli olduğu değerli vatandaşlarımıza önemle duyurulur."     http://www.izmirpolis.gov.tr/

19 Mayıs Atatürk' ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı' mız kutlu olsun.

Millî Mücadelenin Atatürk tarafından dile gelen hikâyesinin ilk cümlesi, "1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım" ile başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919 Millî Mücadelenin fiilen başladığı tarihtir. 19 Mayıs bir başlangıçtır; fikir ve karar sahibi Atatürk'ün hedefine varan yolda ilk adımdır. Şevket Süreyya Aydemir'e göre, "Mustafa Kemal'in yeni hayatı, yeni âlemi, onun, 1919 Mayısının 19'uncu günü Samsun kıyısında Anadolu karasına ayak basmasıyla başlar, yani onun zuhurunun, hem kendi kaderine, hem milletimizin tarihine, hem çağımızın akışına, çeşitli yönlerden yön ve şekil veren safhası o gün, orada ve Mustafa Kemal'in Samsun kıyısına ayak basmasıyla başlamıştır."

Egemenlik(Hakimiyet); egemen olma, hakimlik, üstünlük, amirlik manalarına gelir ve hükmeden, buyuran, buyruğunu yürütebilen üstün gücü ifade etmek için kullanılır. Egemenlik, devlet kudretinin bir vasfıdır. İç hukukta en üstün kudreti, uluslar arası hukukta da bağımsız bir gücü ifade eder.

Millî Egemenlik ise; bir milletin kendi kaderine hakim olarak, kendi geleceğini tayin etme gücünü elinde bulundurması demektir. Yani bir milletin kendini idare etmesi, kendine hükümet edecek heyeti seçmesi anlamına gelir. İç görünüşü itibarıyla demokratik rejimi, yani egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ortaya koyarken, dış görünüşü ile de milletin özgür ve bağımsız yaşamasını, yani dışa karşı millet birliğini ve bütünlüğünü ifade eder.

Millî Egemenlik, bir kişi veya sınıfın egemenliğinden uzak olarak, milletin kendi yönetiminde söz sahibi olması anlamına geldiğinden, milletin genel iradesinin ortaya konulmasını sağlar ve iktidarın, kayıtsız şartsız millete ait olmasını ifade eder. Millî Egemenlik anlayışında millet, kendisini oluşturan fertlerden ayrı, onların üstünde bir kişiliğe, bir iradeye sahiptir ve egemenlik bu kolektif kişiliğe aittir.

Millî Egemenlik, millet iradesini hakim kılması münasebetiyle demokrasinin temel şartıdır. Bu sebeple, bütün demokratik rejimlerde en üstün kuvvet ve devlet yönetimi konusunda belirleyici unsur olarak, devlete yön verirken, aynı zamanda devlet fonksiyonlarının oluşmasını da sağlar.

Millî Egemenlik, insanlık tarihinde başlı başına kuvvet kaynağı olan ve kuvvet doğuran fikirlerden birisi olarak, devletlerin yapısını değiştirebilecek ve tarihin akışını etkileyebilecek kadar etkilidir. Dolayısıyla, insanlık tarihi açısından büyük önemi sahiptir.

Atatürk'e göre Millî Egemenlik, devlet ve milletin mukadderatında amil ve hakim unsur olması gereken bir değerdir. Çünkü Millî Egemenlik, adaletin, eşitliğin, hürriyetin dayanağı ve milletin namusu, haysiyeti, şerefidir. Bu sebeple Atatürk, Millî Egemenlik ilkesini devletin temel unsurlarından birisi haline getirmeye çalışmıştır. Bundan amaç ise; siyasî, sosyal ve ekonomik yönden, yabancı etkilerden uzak, millî iradeden oluşmuş bir toplumun meydana gelmesini sağlamaktır.

Atatürk,"Millî Hakimiyet öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar" ifadesiyle, Millî Egemenlik ilkesinin gücünü ortaya koyarak, devlet hayatındaki önemini vurgulamıştır.

Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesinin gerçekleştirilmesi, tamamen Atatürk'ün bu konudaki düşünce ve çalışmalarının sonucudur. Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla birlikte, Türk tarihinde ilk defa kişisel egemenlikten, Millî Egemenliğe geçiş süreci başlamıştır. Atatürk, Samsun'a ayak bastığı andan itibaren, hem içe, hem de dışa dönük olarak, dinî ve batılı fikirleri yanına almış ve bunların senteziyle Anadolu'da tek idare, tek devlet, tek egemenlik, tek kumandan, tek meclis ve tek millet fikirlerinden hareket ederek, her alanda gerçek Millî Egemenlik ilkesini uygulamaya çalışmıştır. Dolayısıyla, Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesinin genel anlamda ilk defa Atatürk'ün önderliğinde girişilen Millî Mücadele yıllarında uygulandığını söylemek mümkündür. Çünkü bu dönemde, memleketin içine düştüğü kötü durum karşısında, bazı aydınlar memleketin kurtarılması için bir büyük devletin mandasını kabul etmekten başka çare görmezlerken,Atatürk bunlardan çok farklı düşünmüş ve millete güveni esas alan bir hareketin peşinde olmuştur.

O, memleketin içinde bulunduğu kötü durumu kastederek Nutukta; "... Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da Millî Hakimiyete dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak! İşte daha İstanbul'dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamasına başladığımız karar, bu karar olmuştur." 

Atatürk'ün Samsun'a varır varmaz, müfettişliğin kendisine yüklediği vazifeleri yerine getirmek amacıyla hazırladığı 22 Mayıs 1919 tarihli rapor; Ordu müfettişinin birçok noktalarda, talimatın sınırını da aşarak, bütün memleket kaderi ile ciddi bir şekilde uğraştığını göstermektedir. Hazırladığı bu ilk raporunda Atatürk, Samsun bölgesindeki asayişsizliğin sebebinin Rumlardan kaynaklandığını, Türklüğün yabancı mandasına ve kontrolüne tahammülü olmadığını, Yunanlıların İzmir'i işgale haklarının bulunmadığını ve en önemlisi, milletin, millî egemenlik esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul ettiğini ve bunu gerçekleştirmeye çalışacağını belirtmiştir. Dolayısıyla Atatürk, milletin birlik ve beraberliği ile Millî Egemenlik ilkesini Millî Mücadelenin temel dayanağı yapmaya kararlı olduğunun ilk işaretini vermiştir. Millî Mücadelenin ilk ana programını teşkil eden bu rapor, Tevfik Bıyıklıoğlu'na göre, gerçekte, bir ihtilâl programından farksızdır.

Atatürk, Samsun'un İngiliz işgalinde ve kıyıda bulunması ve civarındaki Rum çetelerinin faaliyetlerinden ötürü karargâhının içerde daha emin bir yere naklini gerekli görmüş ve 25 Mayıs 1919'da Havza'ya hareket etmiştir. Atatürk için artık tarihî görev başlamış bulunuyordu. Bundan sonra Osmanlı Devleti bir süre adeta iki elden idare edilecekti. Çünkü Atatürk her gittiği yerde halkın arasına girerek İstanbul Hükümeti gibi halkı sükunete değil, tersine onları harekete geçirmeye çalışacaktı. Yine O, sadece bir komutan olmayacak valiler ve millî teşekküllerle haberleşen,Türk milletini düştüğü kötü durumdan haberdar eden, memleketin dertlerini dert edinen bunlara çare arayan, cemiyetler toplayıp kararlar alan bir önder olacaktı.

Nitekim, 28 Mayıs 1919'da Havza'dan bütün memlekete, askerî ve mülkî amirlere, Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerine gönderdiği bir tamimle İzmir'in işgalini protesto için yurdun her tarafında mitingler yapılmasını, halka felaketin büyüklüğünün anlatılmasını ve bunu köylere kadar yaymalarını istedi. Bunun üzerine memleketin her köşesinde İzmir'in işgaline tepki olarak mitingler yapıldı. İstanbul'da altı miting, Anadolu'nun çeşitli şehir ve kasabalarında toplam 96 miting tertip edildi. 

İstanbul mitinglerine ve Atatürk'ün Havza'daki faaliyetlerine ilk tepki işgal makamlarının onu İstanbul'a geri çağırmaları olmuştur. Atatürk, o güne kadar"Ordu Müfettişi" sıfatı ile bütün kişisel ağırlığını koyarak hareket etmişti. Şimdi bu sıfatın tehlikeye düştüğünü görüyordu. Bu nedenle başlattığı eylemi kişisel olmaktan çıkarıp halka mal etmekte acele etmek gerekiyordu. Harbiye Nezaretine oyalayıcı bir cevap vererek 12 Haziran 1919'da Amasya'ya gitti. Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Refet Bey(Bele) ve Rauf Bey'in (Orbay) katkılarıyla 14 Haziran 1919'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti bünyesinde, Mustafa Kemal tarafından önceden hazırlanmış metnin üzerindeki çalışmalar tamamlanarak Millî Mücadele tarihimize Amasya Tamimi olarak geçen ilk önemli belge kabul edildi. Tamim, Konya'da bulunan 2.Ordu Müfettişi Cemal Paşa (Küçük, ya da Mersinli Cemal Paşa)ile Erzurum'da 15.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa'nın da onaylamasından sonra 21/22 Haziran 1919'da tüm ilgililere duyuruldu.

Amasya Tamimi'nde dikkati çeken noktalar özellikle şunlardır. "Yurdun bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir" denilmekle, tehlike çanı çalmakta, alarm işareti verilmektedir. Tamimin ikinci maddesi birinciyi tamamlamakta İstanbul Hükümetinin aczi ortaya konularak, bu durumun milletimizi yok olarak tanıttırdığı açıklanmaktadır. Tamimde yer alan önemli bir hüküm de, "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" parolasıdır. Millî Egemenliğe ve millî bağımsızlığa yer veren bu ilke, daha sonraki tarihî gelişmelerle Türk İnkılâbının bir temel dayanağı olacaktır. Tamim, bölgesel değil, bütün ülkeyi içine alacak bir kuruluşu öngörmekte ve bu amaçla bir kongrenin toplanması gereğini belirtmektedir.

Amasya Tamimi, Millî Egemenliğe dayalı yeni bir Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Türk milletine bu çağrının gerekçesini ve uygulanacak plânı açıklamaktadır. Artık yüzyıllardır Türk milletinin kaderine hükmetmiş olan Padişah iradesine karşı ayaklanma başlamıştır. Nitekim Tamimle birlikte İstanbul'a gönderilen mektuplarda, artık İstanbul'un Anadolu'ya egemen değil, bağımlı olmak zorunda olduğu belirtilmiştir. Ordunun Amasya'da alınan kararların uygulanması ile görevlendirilmesi artık ordunun da ihtilâlin içinde yer aldığını göstermesi bakımından önemlidir.

Tamim, millet gerçeğine dayanarak alt üst olan düzenin yerine yeni bir düzeni öngörmektedir. "İstiklâl", bu yeni düzenin parolası, millî iradeye dayanan"Millî Hakimiyet" ilkesi de gücüdür.

Amasya Tamimi'nin bir diğer önemi de, Türk Milliyetçiliği akımının, inkılâbın bir temel prensibi olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Milliyetçilik Amasya Tamimi'nden itibaren millî mücadelenin esası, özü, temel yapısı olmuş, milleti harekete getiren, ona millî şuur ve vicdanının sesini duyuran, politik tutumun hedeflerini gösteren prensip olmuştur.

Kısaca, Amasya Tamimi,Türk İnkılâp Tarihinde, hukukî ve siyasî önemi ile yeni Türk devletinin kuruluşunu hazırlayan bir temel vesika olması bakımından özel bir değer ifade eder.
Devletin kaderinde, milletin söz sahibi olması anlamını taşıyan Millî Egemenlik ilkesinin, Millî Mücadele dönemi boyunca ve daha sonra da üzerinde durulacak en önemli hususlardan birisi olduğu, Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde kongreler düzenlenerek, halkın istek ve düşüncelerinin belirlenmeye çalışılmasından da açıkça anlaşılıyordu. Zaten sadece bu kongrelerin toplanması bile, millet egemenliğinin gerçekleştirilmesi yolunda atılmış önemli bir adımdı. Çünkü kongrelerde alınacak olan kararlar, milletin temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda ortaya çıkacaktı. Bu da milletin girişilecek olan mücadelede söz sahibi yapılması demekti.

Bu çerçevede, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan Erzurum Kongresinde alınan kararlar arasında; "Kuva-yı Milliyeyi âmil ve İdare-i Milliyeyi hakim kılmak esastır" ibaresinin bulunması, bütün bu çalışmaların Türkiye'de Millî Egemenliği gerçekleştirmek esasına dayandığı açıktır. Yine 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında yapılan Sivas Kongresinin sonunda yayınlanan beyannamede de; "İstiklâlimizin temini için Kuva-yı Milliyeyi âmil ve Millî İradeyi hakim kılmak esastır" denilerek,Erzurum Kongresinde bu konuda alınan kararın aynen tekrarlanması, şüphesiz Atatürk'ün bu konudaki kararlılığının bir göstergesi olmuştur. Bu çerçevede, Atatürk'ün Sivas'ta çıkarttığı gazetenin adının İrade-i Milliye ve Ankara'da çıkarttığı gazetenin adının da, Hakimiyet-i Milliye olması tesadüf değildir.

Türkiye'de Millî Egemenlik konusunda atılmış önemli adımlardan birisi de Son Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilen Misak-ı Millî kararlarıdır. Misak-ı Millî ile her şeyden önce millî ve bölünmez bir Türk ülkesinin sınırları çizilmekle birlikte Türkler, tam bağımsızlık şuuruna erişmişler ve millet olarak asgari haklarını istemişlerdir. Bu Misak (Ant), Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarındaki millî kurtuluş programını, millî hudutlarımızı daha geniş ve belirli kılarak tam bir hukuk ve siyaset anlayışı esaslarına oturtmuştur.

Misak-ı Millî'nin kabulünden sonra İngilizler 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal ederek,Son Osmanlı Mebusan Meclisini de dağıtmışlardır. İstanbul'un işgaliyle birlikte Osmanlı Devleti'nin tamamen etkisiz kaldığını ve milletin içinde bulunduğu kötü duruma bir çare bulmasının artık mümkün olmadığını gören Atatürk, milletin kurtuluşunu yine milletin kendisinin sağlayacağı düşüncesiyle ve Millî Egemenlik ilkesinin tam anlamıyla gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla, 19 Mart 1920'de bütün valilere, mutasarrıflıklara ve komutanlıklara bir genelge göndererek, Ankara'da "olağanüstü yetkilere sahip" yeni bir meclisin toplanmasını istedi.Bu genelgede yer alan hükümlere uygun olarak yapılan seçimler sonucunda belirlenen milletvekillerinin yanında, İstanbul'dan Ankara'ya gelmeyi başaran milletvekillerinin de katılmasıyla, yeni meclis 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla,Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesi resmen ve de fiilen gerçekleştirilmiştir. Böylece millet kendi geleceğini kendisi belirleme imkânına kavuşmuştur. Bunda da en büyük pay, hiç şüphesiz Atatürk'e aittir.
Atatürk, T.B.M.M.'ni açarak en büyük ideallerinden birisi olan,Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesini devletin temel unsurlarından birisi haline getirirken, "Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir" ifadesiyle de, hükümranlık hakkını ve otoritesini sadece T.B.M.M.'ne vermiştir. O, böylece bu konuda milleti tam yetkili kılarken, aynı zamanda diktatörlüğe karşı da bütün kapıları kapatmıştır.

Atatürk,Meclisin,Millî Egemenlik ilkesi gereği, milletin kaderine nasıl hakim olması gerektiğini de, yine mecliste yaptığı bir konuşmada şu sözlerle ifade etmiştir;"Millet mukadderatını doğrudan doğruya eline aldı ve millî saltanat ve hakimiyetini bir şahısta değil, bütün fertleri tarafından seçilmiş vekillerden oluşan bir Meclis-i Ali'de temsil etti. İşte o meclis, Meclis-i Alinizdir;Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Milletin saltanat ve hakimiyet makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisidir." (24)

19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla başlayan Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesini gerçekleştirme çalışmaları, 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla fiilen gerçekleşmiş ve "Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir" ifadesinin 20Ocak 1921'de kabul edilen ilk Anayasada yer almasıyla da hukukî anlamda güvence altına alınmıştır. Böylece Türkiye'de Millî Egemenlik ilkesinin gerçekleşme evreleri de tamamlanmıştır.
************************************************************************************************************************************
 
Sevgili spaces.live dostlarım,
Bugun ile ilgili hazirladigim video klip, Turkiye' nin
guclu video klip sitesi TrTube' da site ekibince beğenilerek
ana sayfada yayinlanmistir.
 
Kurtulus Mucadelemizi gelecek nesillere aktarma cabamiza
destek verdikleri icin TrTube Ekibine sonsuz tesekkurler.
 
19 Mayıs 1919 - 19 Mayıs 2008
Türk' ün Kurtuluş Mücadelisinin başlamasının 89. yılı anısına
Eklenme: 2 saat önce
Gönderen: baba35

TrTube ana sayfa ve TrTube ekinin begeni maili.
img204/6610/trtube1yu8.jpg  

--
¶baba€®€gliay35™
 

 

Cep telefonunuzu kullanırken dikkatli olunuz.

Cep telefonu ile mesajlaşmak, konuşmak günümüzün vazgeçilmezlerinden biri.
Ve zevkli bir şey, sevdiklerimizden haber almak, seslerini duymak...
Amma... dikkatli olmak şart!..
  
 
  
 
Not: Aşağıdaki linkden de seyredip, oylar mısınız lütfen.  

Yeterki iste. Engeliniz, yapacaklarınız için engel değildir.

Analık zor zenaat. bütün anneler bu zenaatın ustasıdır.
O, aşık oldu, evlendi, çocuk sahibi oldu. Ev işleri, alışveriş, çocuk bakımı ve analık şefkati.
Hiçbir şey onu yıldırmadı. çünkü o biliyordu, engeli yapacakları için engel değildi.
 
 
 
View more entries
 

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Vatan böyle oluşur.

gifi hazırlayanı bilmiyorum,

eline yüreğine sağlık.

lütfen chat odası yönlendiricisi eklemeyiniz.

 

  • View space
    (;**Trine** ;)
    7/8/2008 9:34 PM
    Hallo
    I would be happy if you can write to me in english. I dont read or write Turkish.
    TrineSmil
  • View space
    (;**Trine** ;)
    7/8/2008 5:03 PM
    HALLO MY FRIEND.
    HOPE AL IS WELL, AND YOU ENJOY LIFE.
    I AM LOOKING FORWARD TO SE YOU L
    ON MY SPACE
    I WISH YOU A HAPPY DAY.
     
    Image and video hosting by TinyPic
  • View space
    Fragil Fairy
    7/8/2008 1:23 AM



  • View space
    Rosa
    7/7/2008 6:02 PM




    Photobucket

    Querid@s amig@s les quiero
    desear de lo mas profundo de mi corazón
    un feliz comienzo de semana, y un gran abrazo.
    Photobucket
    amig@s que tenham um bom començo de semana
    Photobucket
    Felice settimana baci
    Photobucket
    Happy week, kiss for you
    Photobucket
    unne bonne semaine, bisous.
    Photobucket
    O LUAR!!!

    Photobucket
    Olho pro céu...
    E vejo você...
    Hó lua de todos os amantes...
    Photobucket
    Teu luar é tão belo...
    Que me ponho a imaginar...
    Como é bom amar...
    Photobucket
    Lua amiga dos poetas...
    E dos apaixonados...
    Que nada me diz..
    Mas que me faz companhia...
    E me deixa sonhar...
    Photobucket
    Sonhar com você...
    É poder te amar...
    Como em uma aquarela...
    De sonhos rea
    Assim somos nós...
    Eu e você no doce...
    Balanço do mar...
    Com a lua a nos testemunhar...
    Apenas de bem com a vida...
    Photobucket




    Photobucket





  • View space
    ALICIA
    7/5/2008 6:04 AM























    trucospara9yq.gif
    Visita Mi Espacio

More...
gülse birsel harikası